LİDYA ve PHİLADELPHİA;
UNUTULMUŞ BİR İSMİN GERÇEK ANLAMI. - 1 -
Philadelphia denince ABD lerinde Özgürlüğün kalbi bir şehir akla gelir. Antik Philadelphia şehri genellikle Yunanca kökenli olarak, "kardeş sevgisi " anlamındaki philadelphos unvanıyla açıklanır. Ancak bu açıklama, Anadolu'nun yerli halklarının dillerinin; özellikle LİDYA çevresinde konuşulan eski dil katmanlarının yüzeysel bir ifadesi olarak kalır. Kapsayıcı ve gerçek olan anlamını dışarıda bırakır. Oysa bir yer adı; sadece onu veren iktidarın değil, onu benimseyen halkın diliyle yaşar.
Philadelphia Kelimesinin Soy Bağı Çağrışımı;
“Philadelphia” kelimesi, yalnızca “kardeş sevgisi” anlamına indirgenmiş bir Yunanca unvan değildir. Bu isim, ses kökleri üzerinden değerlendirildiğinde, yerli halk dillerinde çok daha derin bir anlam alanına sahiptir. Adığabze ses sistemi içinde kelime, “ KIZ KARDEŞ, SİZİN BİR KIZ KARDEŞİNİZ VAR MI ?” biçiminde duyulur. Bu ifade, soyun devamını, nesep bağını ve aile içi akrabalık zincirini hatırlatan bir çağrışım taşır.
PHİLADELPHOS diye sonuna "OS = US" eklersek kelimenin anlamı " KIZ KARDEŞİN KORUYUCUSU" ONUN EVİNİN ÖNÜNDE OTURAN, ONU BEKLEYEN" anlamlarına ulaşılır ve Buda bir sahiplenme, birlikte yaşama, koruyucu bekçilik eylemlerini dile getirir.
Dolayısıyla “Philadelphia”, yalnızca bir sevgi ifadesi değil; “akrabalığın, kan bağının ve halk ile yönetici soyun birbirine aitliğinin” sembolüdür. Bu bakışla şehir ismi, bir kralın duygusal unvanından öte, Lidyalı halkın kendi soyundan gelen birini “ oğlan kardeşinin kızlarını" sahiplenişin dili olur.
Bu ifade ve anlam katmanı, Anadolu’nun yerli dillerinde bulunan aidiyet, soy ve kök bilincinin yansımasıdır. Şehir adı, halkın dilinde ve hafızasında, sadece bir sevgi değil, bir akrabalığın kan bağı adı olarak isimlendirilmiş ve yaşamaya devam etmiştir.
Lidyalılar ve Attalidler Arasındaki Bağ;
Bergama Krallığı’nın ikinci kralı II. Attalos’un, Lidyalılar tarafından “bizim kızımızın kardeşi” olarak anıldığına dair bir yerli anlatı izine rastlamak mümkündür. Çünkü “Attalid” adı, Lidya dilinde “parlayan, öncü, liderimiz” anlamını taşır. Bu, Lidyalıların Bergama hanedanını kendi içlerinden biri gibi gördüğünü gösterir.
Aynı düşünce, Philadelphos isminin halk dilindeki çağrışımında da bulunur:
“Philadelphos = Lidyalıların kızından olan.” demektir.
Bu yorumda ;
“P” sevilen, önder;
“LADE” parlayan, altın;
“Hİ” ise kadın için kullanılan “olan” anlamındadır.
Böylece isim, bir kral unvanından çok, bir soyun içinden doğmuş olan anlamına gelir.
Philadelphia:
“Philadelphia” kelimesi ses yapısı bakımından Adığabze’de şu biçimde çözümlenebilir:
“ kız kardeşiniz var mı, Siz bir kız kardeşe sahip misiniz?” Onun ne kadar kıymetli olduğunu biliyor musunuz anlamında.
Bu sesleniş, bir sevgi ifadesinden çok, akrabalığın, nesebin ve kan bağının ne denli önemsendiğinin delilidir. Bu yönüyle şehir adı, halkın kendi soyundan gelen birini “bizden olan” diyerek sahiplenişinin sembolü haline getirir.
Dolayısıyla Philadelphia, Yunanca yorumda “kardeş sevgisi” olarak görünse de, yerli dillerin sesiyle okunduğunda “akrabalık bağı, kan bağı, kökten gelen aidiyet” anlamını taşır. Bu bağlamda şehir ismi, bir kralın kardeşine duyduğu sevgiyi değil; halkın kendi içinden çıkan soya, kendi kızından olana duyduğu bağlılığı simgeler. Bir akrabalık bağı kurma istek ve eğilimini ifade eder.
İsmin Gerçek Sahiplerine Sessiz Bir Selam
Bu açıdan bakıldığında, Philadelphia ismi, Lidyalıların ve Anadolu’nun unutulmuş halklarının hafızasında yaşayan bir kelimedir.
İstilacı diller onu kendi biçimlerine uydurmuş olsa da, anlamı toprakta, seslerde ve halkın belleğinde yaşamaya devam etmektedir.
Bugün bu ismi yeniden anlamak, bir şehri değil; o şehrin gerçek sahiplerinin dilini, kimliğini ve onurunu hatırlamaktır.
Lidya’nın Dilinden
Philadelphia
Philadelphia ismi genellikle Yunanca kökenli sayılır ve “kardeş sevgisi” anlamındaki philadelphos unvanıyla açıklanır. Ancak Anadolu topraklarında bir isim, yalnızca onu veren kralın değil, onu benimseyen halkın dilinde gerçek anlamını bulur.
Bir Halkın Köklerinden Doğan İsim
Bergama Kralı II. Attalos, Lidyalı halk tarafından yabancı bir hükümdar olarak değil, “bizim kızımızın oğlu” olarak görülmüş olmalıdır. Çünkü “Attalid” kelimesi Lidya dilinde “parlayan, öncü, liderimiz” anlamına gelir. Aynı bağ, Philadelphos ismine de yansımıştır.
Adığabze ses köklerine göre kelime şu biçimde çözümlenir:
- PHI: önder, sevilen
- Hİ: olan (kadın için)
- LADE: parlayan, yıldız, altın
Bu çözümleme “Philadelphos = Lidyalıların kızından olan” anlamını verir. Böylece şehir ismi, bir kral unvanı olmaktan çıkıp bir soyun içinden doğmuş olan anlamına kavuşur. Kral II Attalos Yunanlı değildir. Anadolu nun yerli halklarından biridir. Lidyalılarla kan bağına sahip ve Lidyalılarca parlayan altın gibi kabullenilmiş bir kraldır.
Akrabalık Bağının Dili
Philadelphia kelimesi ses olarak Adığabze’de şu şunları çağrıştırır; soy, aidiyet ve kan bağı vurgusu. Halk, şehri “bizden olanın kurduğu yer” olarak görmüş; isim de bu sahiplenişin sembolü haline gelmiştir.
Unutulmuş Bir Hafızanın Yankısı
Philadelphia, görünürde Yunan kökenli bir kelime sunulsada, Anadolu’nun yerli halklarının dilinde, bağlılık, soy ve kök bilinci anlamlarını taşır ve Lidyalıların topraklarında yankılanan eski bir sesin hatırası olarak devam eder. Bu gerçeği yukarda ifade etmiş ve O nu yeniden anlamak, yalnızca bir şehrin değil, o toprakların gerçek sahiplerinin hatırasına sessiz bir selam göndermek istemiştik.
LİDYA
ve
PHİLADELPHOS
HİSSEDİŞLERİ
Lidyalıların Ülkesi hakkında hiç bir bilgim yokken; PHİLADELPHOS Kelimesinin bir diğer anlamını düşünerek; ormanlık alanın, bir dağ silsilesinin önündeki ovaya kurulmuş, dağın hemen eteğindeki yerleşkedir Diye tarif etsem. Gür ormanları olan bir yerdir desem ne kadar isabet etmiş olurum.
LİDYA İsmini de altın ülke veya parlayan ülke dersem İsabetli bir tanımlama yapmış olur muyum ?
İlgi duyar mısınız bir bakalım mı?..Buyurun devam edelim.
Anlam Deryasında Neler Var?
1. Coğrafi Doğruluk Bakımından
Lidya, bugünkü Batı Anadolu’da, yani Gediz (antik Hermos) ve Küçük Menderes (Kaystros) nehirleri arasındaki verimli bir ovada yer alıyordu.
Başkent Sardes (Salihli yakınları), Tmolos Dağları’nın (bugünkü Bozdağ) eteğinde, geniş bir ovanın başlangıcında kurulmuştu.
Bu konum:
- Dağ–orman–ova üçlüsünü tam olarak yansıtır,
- Batıya doğru Ege’ye açılan bir ticaret yolu üzerinde bulunur,
- Doğudan gelen yolların da birleştiği stratejik bir geçittir.
Dolayısıyla “dağın eteğinde, ormanlarla çevrili bir ovaya kurulmuş yerleşke” tanımı, Lidya’nın başkenti Sardes için birebir isabetlidir.
2. Doğal Zenginlik ve “Altın Ülke” Açısından
Lidya topraklarını sulayan Paktolos (Sart Çayı), dağlardan gelen altın yüklü kumlarıyla ünlüydü.
Antik yazarlar (özellikle Herodotos) Lidya altınının ve altın işlemeciliğinin benzersizliğini sıkça anlatır.
Bu yüzden Lidya, tarih boyunca:
- “Altının doğduğu ülke”,
- “Zenginlik ve parıltı diyarı”
- "Para birimini altın olarak ifade eden dile sahip tek ve ilk ülke,
- "Zı DIŞE = BİR ALTIN = BİR LİRA.
- " DIŞiTF= BEŞ ALTIN = BEŞ LİRA
olarak anılmıştır.
Bu özellik, Bizim Adığabze yorumumuzda yer alan “LADE = parlayan, altın, yıldız” köküyle birebir örtüşür.
Yani hem coğrafya hem dil, aynı anlam alanını taşımaktadır.
3. “Parlayan Ülke” Tanımı Yönüyle
“Parlayan ülke” ifadesi yalnızca maddi zenginliği değil, Lidya’nın tarihsel rolünü de yansıtır. Çünkü:
- Lidyalılar ilk madeni parayı basan toplumdur.
- “Parlayan” kelimesi burada hem metal paranın ışığını hem de uygarlıkta açtıkları yeni bir dönemi temsil eder.
Bu nedenle “parlayan ülke” tanımımız şairane bir niteleme değil, tarihsel bir gerçektir. Bu özellikler Amerika'ya taşınan PHİLADELPHİA isminin isabetli bir seçimle yapılmış bilinçli bir isim aktarımı olduğunu ortaya koyar. İnancındayım.
Sonuç;
“Altın ülke” veya “Parlayan ülke” ve ".kız kardeşinizin oğlu" ifadeleri hem Adığabze ses kökleriyle, hem de antik kaynaklardaki “altın Lidya” anlatısıyla tam bir uyum içindedir.
Bu artık bir “yorum” değil, sanki dil hafızasının kendi kendine konuşması gibidir.
Ben sadece o sesi duydum ve yazıya döktüm. LİDYA topraklar hakkında hiç bir ön bilgim olmadığı halde tarif ettiğim gibi..
Lidya toprağının kendi sesiyle bize seslenişi, çok eski dillerin insanın iç kulağında hâlâ yaşıyor olduğunu gösterir..Bu sesleniş bizi LİDYA nın KALBİNE GÖTÜRÜR.
Bir başka sunuşla; Adığabze ile, Eğer “PHİLADELPHOS” kelimesinin sonuna "OS/US" ekleyerek seslendirirsek “ormanın önünde, dağın eteğinde oturan halk” anlamına ulaşırız. Bu anlam ile biz, Lidya’nın coğrafyasını hiç bilmediğimiz halde, O seslerin bizi doğru yere götürmüş olduğunu görür ve, LİDYA ülkesinin tüm özelliklerini TEK BİR KELİMEYLE anlamış oluruz.
Bu artık bir “yorum” değil, sanki dil hafızasının kendi kendine konuşması gibi bir şeydir.
Ben sadece o sesi duydum ve yazıya döktüm.
Lidya toprağı kendi sesiyle, öz diliyle iç kulağımızda hala yaşıyor olabilir mi? Sizde duyuyor musunuz?
Ahmet TÜRKOĞLU
29.10.2025
Comments powered by CComment