HURUF-U MUKATTA'A

 

         Hz Adem in yaradılışı ile ilgili Kuranı Kerimde geçen bazı ayetlerin tefsir ve izahına ilk önce TA-HA SÜRESİ ile başlamak istiyoruz. Bunun birinci sebebi; Hz Adem'in yaradılış sürecinde CENNET evresi ile ilgili ilk gelen ayetlerin bu surede geçtiği kanaatimizdir. İkinci sebebi ise; bu surenin diğer bir özelliği olan HURUF’U MUKATTA’A dediğimiz tek sesli harflerle (TA-H A) başlamış olmasıdır. Hz Adem ile ilgili ayetlerin meal çalışmasından önce  Huruf-u  Mukatta'a  konusunda bilgilenmemiz faydalı olacaktır. Daha sonra müstakil olarak Hz Ademle ilgili ayetlere dönmemiz ayet anlamlarının anlaşılması açısından uygun olacaktır.

         HURUF’U MUKATTA’A ;(Bağımsız ve ayrık) diye isimlendirilen harfler üzerinde yapacağımız çalışma ve açıklamalar; Kur’an Ayetlerinin mealleriyle ilgili vardığımız sonuçların temel taşları ve önemli dayanakları olması bakımından son derece önem arz etmektedir. Bağımsız  ve ayrık harflerle başlayan bu surenin Hz Ademle ilgili kısmına geçmeden önce; huruf-u mukattaa harflerinin mahiyetini, hem ayetin anlamı içinde ve hem de bağımsız olarak incelemek; bizi anlam zenginliği iklimine götürecektir.

                                              TA-HA SURESİ 1.AYET

طه ما انزلنا عليك القران لتشقى الا تذكرة لمن ىخشى

 <<Ey İnsan, bu Kuran’ı sana, seni bedbaht etmek için indirmedik. Yalnızca (Allah’tan) korkan herkese bir öğüt, bir uyarı olsun diye indirdik.>>Taha/1-2

     TA=+HA (TAHA) = EY İNSAN. bu iki harfin; EY İNSAN anlamına geldiğini Hz Peygamberin sahabelerinden İbn-i ABBAS ve sonraki kuşaktan SA’İD bin CÜBEYR,MÜCAHİT,KATADE,HASAN BASRİ,İKRİME,DEHHAK ve KELBİ söylemektedirler. Bu alimlere göre; TA-HA harfleri; huruf-u mukattaa diye isimlendirilen, soyut bir kavram (terkip) değildir. Bilinmeyen söz gurubu hiç değildir. Aksine NEBATİ ve SURİYE lehçelerinde de; EY İNSAN anlamında kullanılan bir ifadedir. derler.

TABERİye göre; YEMEN'Lİ AKK Kabilesinin katıksız ARAP lehçesinde; EY İNSAN anlamında kullanılmaktadır. Bu veriler bize huruf-u mukataanın Hz peygamber devrinde bilindiğini açıkça göstermektedir. Bu iki Harfin hem Güney yemende hem de Suriye ve Nebati bölgesi Arapçasında; EY İNSAN anlamında kullanıldığı görülmektedir. Surıye ve nebati sakinleri ise Hz İBRAHİM'İN Diyarında yaşamış, Kenan iline komşu iken daha sonra kuzeye göç ettikleri bilinen Araplardır. Hz İbrahim, Hz NUH ve Oradan da Hz Adem zamanına uzanan sureçte insanlarla söyleşerek geriye doğru yolculuk yaparsanız; Tüm insanlığın tek bir dil konuştuğunu yaşarsınız. İLK İNSAN'IN dili, tüm insanlığın ilk dili olup bütün diller bu ilk dilin gelişmiş versiyon ve türevleridir.

İlksel dil hakkında, diğer bir ifadeyle dillerin oluşum ve konuşulması ile ilgili, dil bilimcilerin ilmi görüşlerinden bilgi edinmek mümkündür. 

K. Kerimde geçen tek sesli harflerin  her birinin insanlık dilinde ortaklaşa birer anlamı olduğu, başına geldikleri surelerin adeta özetini ihtiva ettikleri, biraz araştırma neticesinde kolayca anlaşılacak bir husustur. Hz Peygamber (SA) Zamanın da yaşayan sahabeler, bu harflerin anlamlarını biliyorlardı. Sahabeler anlamadıkları ayetlerle ilgili peygamberimize sorular soruyor ve gelen ayetlerin anlamlarını peygamberimizden öğreniyorlardı. Anlamını bildikleri ayetleri tabii olarak sormuyorlardı. Eğer bu harflerin anlamını bilmeselerdi mutlaka sorarlardı. sormadılar çünkü biliyorlardı. İnanmayanlar da bu harflerin anlamını biliyorlardı. eğer bilmeselerdi; gizemli bir şekilde, bilinmeyen harflerle gelen ayetler hakkında ileri geri konuşur, dillerine dolar ve alay ederlerdi. böyle bir şeyde yaşanmadı. Başlangıç ta bu harfler herkes tarafından bilindiğine göre sonradan gelen alimler neden anlam kaybına uğradılar. Bu harflerin bir manası yoktur  diye başlayıp peşinden değişik  yüzlerce anlam yüklediler. Bir kısmına göz atalım.    K. Kerimde 29 surenin başında bulunan bu harfler için sonradan yetişen İslam alimleri başlıca şu değerlendirmeleri yapmışlardır

 1-Hurufu mukataa;  tevilini (anlamını) yalnız Allah-u Teala’nın bildiği; ne olduğu anlaşılmayan ancak    benzetmeler yapılabilen (benzeşmeli) ayetlerdendir. Bu nedenle bu ayetler hakkında yorum yapmak mümkün değildir. Anlamlarını ancak Allah bilir demişlerdir.                            2-bir kısım ilim adamı bu harflerin oluşumu  matematiksel bir yapıdır demiş ve bu tezle ilgili yorumlar yapmıştır. Mısırlı Biyokimyacı  Reşit Halife bu görüşü savunanların başında gelir.

 3-Bu harfler Allah’ın ismidir diyenler olduğu gibi, Kuran’ın ismidir, Allah’a yemin etmektir diyenler ve sayılamayacak farklı görüş ileri sürenler olmuştur. ve hatta Müzik notasına benzetenler, müziğe giriş anahtar gibidir diyenlere kadar. son devrin bazı alimleri tek bir hususta birleştiler. BU HARFLER BİLİNEMEZ.

Diğer pek çok İslam alimlerine göre ise:<<Apaçık bir Arapça ile nazil olan>> şura:195. <<İnsanları düşünmeye davet eden>> Nisa:82. << Her şeyi açıklayan.>> Nahl:89. <<Hidayet Rehberi olan>> Bakara : 185.  Bu ayetler ve diğer ayetlerin ruhu düşünüldüğünde; huruf-u MUKATTA’NIN anlamları olmalı ve tefsir edilmelidir. Birçok alim bu görüşten hareketle çeşitli anlamlar vermişlerdir. Değişik anlamlar verdiler ama ortak bir tercümede buluşamadılar.

Huruf-u Mukattaa'ya ortak bir anlam verilememesinin sebebi Huruf-u Mukattaayı Arap dili içinde değerlendirirken  ARAPÇADA VE GELİŞMİŞ TÜM DİLLERDE  SADECE KELİMELERİN BİR ANLAMI VARDIR. KONUŞMAK ANCAK KELİMELERLE MÜMKÜNDÜR.TEK BİR HARFİN,TEK BİR SESİN ANLAMI YOKTUR. BİR HARF, BİR SES İLE KONUŞMAK, BİR  ŞEY ANLATMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR ALGISI. Bu peşin kabullenme Arapçayı etimolojik yönden inceleme fırsatını  ortadan kaldırmıştır. Bu nedenle Kuran Ayeti Olduğu halde bu HARFLERE bir anlam yüklenmemiş Sadece okunmuştur.

Diğer bir husus; dillerle ilgili etimolojik çalışmaların geç gelişmesidir. Dil bilimi bütün dünyada yeterince incelenmemiş ancak yakın bir zamanda önem kazanır olmuştur. Kuran’daki huruf-u mukatta'a ile ilgili çok söz söylenip az şey bilinmesine karşılık; İslam  alimlerinden    bazılarının orijinal ve değerli yaklaşımlarına ve  fikirlerine bakalım.

 Yukarda izah etmeye çalıştığımız ilksel dille ilgili açıklamanın özü yıllarca önce söylenmesine rağmen bu yolda neden mesafe alınmadığı, niçin bu önemli konuya mesai harcanmadığı anlaşılır değildir. Farklı ve gerçekçi tesbitleri ile öne çıkan İslam alimlerinin kıymetli görüşleri  ise şöyledir.

1- EBUBEKİR İBN-ül ARABİ; Kuran’ın indiği dönemde; Arapların huruf-u mukataanın anlamını bildiklerini söyler. Ona göre Ayetlerin nüzulünde (inişinde); bu harflerin ne anlama geldiği biliniyordu. Demektedir.   SUYUTİ EL-İTKAN: III-27.

        2- İBN KAYYIM EL-CEZVİ (Tıbyan 126-127) :  Huruf-u  Mukattaa ya K. Kerim’de yemin edilmiştir. Çünkü HARFLER; ALLAH’IN ÇEŞİTLİ DİLLERDE GÖNDERDİĞİ KİTAPLARIN VE ESMA-ÜL HÜSNA’NIN   ESASINI OLUŞTURDUĞU, BÜTÜN MİLLETLERİN DİLLERİNİN YAPI TAŞLARIDIR. der. Fahrettin Razi; 11/7, NİSABURİ EBÜL HAYYAN Endülisi; I/34 , Aynı görüştedirler.

       3- İslam bilginleri arasında yaygın olan diğer bir görüş daha var ki dikkate şayandır. Bu görüş Peygamberimiz  (S.A.V)’in << ŞÜPHESİZ  BU KUR’AN YEDİ HARF ÜZERİNE NAZİL OLMUŞTUR. SİZE KOLAY GELENİNİ OKUYUN.>> hadis’ şerifine dayanmaktadır. Burada geçen yedi harf  üzerine sözü, muhtelif yedi dil, yedi lehçe üzerine demektir diye anlamışlardır. Yedi lehçe. yedi lüğat, aynı zamanda yedi farklı dil demektir diye izah ederler.

4- İBN-İ MESUT tan  rivayetle Hz Peygamberimiz (sav) şöyle buyuruyor:<<ALLAH TEALA’NIN KİTABINDAN BİR HARF OKUYANA BİR SEVAP; VE BU ON MİSLİYLE VERİLİR: BEN ; ELİF LAM MİM BİR HARFTİR DEMİYORUM. ELİF BİR HARFTİR, LAM BİR HARFTİR, MİM BİR HARFTİR. >> Tirmizi de geçen bu hadis tevatür derecesinde meşhurdur. Kuran’da geçen bu harflerin her birine ayrı ayrı  sevap verilmesi onların birer anlamının olduğunu gösterir. Demişlerdir.

       BU uzun açıklamadan sonra :<<(manasına) akıl erdiresiniz diye, Biz  O’nu  Arapça olarak indirdik>>. Şuaraa:7  ve  <<Hangi millete peygamber gönderdiysek, Onu ancak kavminin diliyle gönderdik ki. Her şeyi onlara apaçık anlatsın.>>  7/158.  Konumuzu bu ayetlerin feyziyle özetleyerek sonlandıralım. K. Kerim Arapça olarak indirilmiştir. Arapçadır. Arapça Hz Adem’in konuştuğu ilk dilden türemiştir. Diğer diller gibi. Arapçanın içinde İnsanlığın gelişiminde kullanılan ilk dillerden kelimeler ve harflerin olması doğaldır. Hz Peygamber devrinde konuşulan Arapça ile bugünkü Arapça arasında bir farklılığın olması da doğaldır. Çünkü diller gelişerek yaşarlar.

      Huruf-u Mukattaa'yı ve kuranı kerimdeki bazı müteşabih kelimeleri anlamanın tek yolu; Hz Peygamber zamanında konuşulan Arapçayı  ve Arapçanın kendinden önceki, insanlığın ortaklaşa kullandığı  harflerin ve kelimelerin anlamlarını bilmekle mümkündür.

     Bu gerçeğin hayata yansıtılması, insanların K. Kerim’i  hakkıyla anlamaları bakımından  zaruri ve önemlidir. Hz PEYGAMBERİMİZ (sav) Devrinde konuşulan Arapçayı  inceleme, araştırma günümüzdeki imkanlarla artık daha kolaydır. Arapça çalışan ilahiyatçılarımızın  bu konuyu insanlığın istifadesine sunacakları kanaatindeyiz.

     Diğer Önemli bir husus: İlksel dil dediğimiz, İnsanlık tarihinin başlangıcından bu tarafa, tek ses ve harfle konuşulan dillerin çözülüp ortaya çıkarılmasıdır. İnsanlığın ortak dili olan, tek sesle (harfle) konuşma özelliği  taşıyan bazı dillerin, günümüzde hala mevcut olması, dünyanın her yerinde kullanılıyor ve konuşuluyor  olması , ayrıca bir şans olarak kabul edilmelidir.

      Hz ADEM ile ilgili meal çalışmamızın; diğer yapılan meallerin anlamlarına zenginlik katması, Meallerin daha anlaşılır ve Kuranın özüne daha uygun manaya ulaşılması niyeti ile yapıldığını  özellikle belirtmek isteriz. Yine bu çalışmayı yaparken İnsanlığın ortak dili olma özelliklerini büyük ölçüde içinde barındıran İLKSEL DİL yapısından yararlandığımı belirtmek, kaynak olması açısından fayda sağlayacaktır. Her türlü çatışma ve münakaşalardan uzak sadece ve sadece ALLAH’IN Rızasını kazanmak, Onun gönderdiği kitabı, aslına ve ruhuna uygun olarak anlamak  yegane gayemizdir.

  KUR’AN ve Hz ADEM başlığı altında Taha Suresi ile ilgili yazımızın bu anlayış içinde okunması dileğimiz ile.

                                                  26.şubat.2025

 Ahmet  TÜRKOĞLU

  

                                                                                                                         

                

 

 

Comments powered by CComment