Ahmet TÜRKOĞLU
Hayata yeni bir bakış...
  • Anasayfa
  • Kur'an-ı Kerim Meali
  • Kur'an'da Bazı Kelimelerin Tefsiri
  • Hadislerle Kur'an Mealleri
  • İnsanlık Tarihi
  • Kuranda Bazı Ayetlerin Etimolojisi
  • Dinler Tarihi

Anasayfa

Philedalphia -1-

 

 

 

                                                    LİDYA ve                 PHİLADELPHİA;

                                                    UNUTULMUŞ BİR İSMİN GERÇEK ANLAMI.                   - 1 -

      Philadelphia  denince ABD lerinde Özgürlüğün kalbi bir şehir akla gelir.          Antik Philadelphia şehri genellikle Yunanca kökenli olarak, "kardeş sevgisi " anlamındaki philadelphos unvanıyla açıklanır. Ancak bu açıklama, Anadolu'nun yerli halklarının dillerinin; özellikle LİDYA  çevresinde konuşulan eski dil katmanlarının yüzeysel bir ifadesi olarak kalır. Kapsayıcı ve gerçek olan anlamını dışarıda bırakır. Oysa bir yer adı; sadece onu veren iktidarın değil, onu benimseyen halkın diliyle yaşar. 

                                           Philadelphia Kelimesinin Soy Bağı Çağrışımı;

         “Philadelphia” kelimesi, yalnızca “kardeş sevgisi” anlamına indirgenmiş bir Yunanca unvan değildir. Bu isim, ses kökleri üzerinden değerlendirildiğinde, yerli halk dillerinde çok daha derin bir anlam alanına sahiptir. Adığabze ses sistemi içinde kelime, “ KIZ KARDEŞ, SİZİN BİR KIZ KARDEŞİNİZ VAR MI ?” biçiminde duyulur. Bu ifade, soyun devamını, nesep bağını ve aile içi akrabalık zincirini hatırlatan bir çağrışım taşır.

      PHİLADELPHOS diye sonuna  "OS = US" eklersek kelimenin anlamı " KIZ KARDEŞİN KORUYUCUSU" ONUN EVİNİN ÖNÜNDE OTURAN, ONU BEKLEYEN" anlamlarına ulaşılır ve Buda bir sahiplenme, birlikte yaşama, koruyucu bekçilik eylemlerini dile getirir.

           Dolayısıyla “Philadelphia”, yalnızca bir sevgi ifadesi değil; “akrabalığın, kan bağının ve halk ile yönetici soyun birbirine aitliğinin” sembolüdür. Bu bakışla şehir ismi, bir kralın duygusal unvanından öte, Lidyalı halkın kendi soyundan gelen birini  “ oğlan kardeşinin kızlarını" sahiplenişin dili olur.

Bu ifade ve  anlam katmanı, Anadolu’nun yerli dillerinde bulunan aidiyet, soy ve kök bilincinin yansımasıdır. Şehir adı, halkın dilinde ve hafızasında, sadece bir sevgi değil, bir akrabalığın kan bağı adı olarak isimlendirilmiş ve yaşamaya devam etmiştir.

Lidyalılar ve Attalidler Arasındaki Bağ;

             Bergama Krallığı’nın ikinci kralı II. Attalos’un, Lidyalılar tarafından “bizim kızımızın kardeşi” olarak anıldığına dair bir yerli anlatı izine rastlamak mümkündür. Çünkü “Attalid” adı, Lidya dilinde “parlayan, öncü, liderimiz” anlamını taşır. Bu, Lidyalıların Bergama hanedanını kendi içlerinden biri gibi gördüğünü gösterir.
Aynı düşünce, Philadelphos isminin halk dilindeki çağrışımında da bulunur:
“Philadelphos = Lidyalıların kızından olan.” demektir.
             

       Bu yorumda ;

  “P” sevilen, önder;

  “LADE” parlayan, altın;

   “Hİ” ise kadın için kullanılan “olan” anlamındadır.

    Böylece isim, bir kral unvanından çok, bir soyun içinden doğmuş olan anlamına gelir.

            Philadelphia:

  “Philadelphia” kelimesi ses yapısı bakımından Adığabze’de şu biçimde çözümlenebilir:

    “ kız kardeşiniz var mı, Siz bir kız kardeşe sahip misiniz?” Onun ne kadar kıymetli olduğunu biliyor musunuz anlamında.
            Bu sesleniş, bir sevgi ifadesinden çok, akrabalığın, nesebin ve kan bağının ne denli önemsendiğinin delilidir. Bu yönüyle şehir adı, halkın kendi soyundan gelen birini “bizden olan” diyerek sahiplenişinin sembolü haline getirir.

             Dolayısıyla Philadelphia, Yunanca yorumda “kardeş sevgisi” olarak görünse de, yerli dillerin sesiyle okunduğunda “akrabalık bağı, kan bağı, kökten gelen aidiyet” anlamını taşır. Bu bağlamda şehir ismi, bir kralın kardeşine duyduğu sevgiyi değil; halkın kendi içinden çıkan soya, kendi kızından olana duyduğu bağlılığı simgeler. Bir akrabalık bağı kurma istek ve eğilimini ifade eder.

                                                      İsmin Gerçek Sahiplerine Sessiz Bir Selam

              Bu açıdan bakıldığında, Philadelphia ismi, Lidyalıların ve Anadolu’nun unutulmuş halklarının hafızasında yaşayan bir kelimedir.
              İstilacı diller onu kendi biçimlerine uydurmuş olsa da, anlamı toprakta, seslerde ve halkın belleğinde yaşamaya devam etmektedir.
              Bugün bu ismi yeniden anlamak, bir şehri değil; o şehrin gerçek sahiplerinin dilini, kimliğini ve onurunu hatırlamaktır.


                                                Lidya’nın Dilinden

                                                     Philadelphia

       Philadelphia ismi genellikle Yunanca kökenli sayılır ve “kardeş sevgisi” anlamındaki philadelphos unvanıyla açıklanır. Ancak Anadolu topraklarında bir isim, yalnızca onu veren kralın değil, onu benimseyen halkın dilinde gerçek anlamını bulur.

                                                        Bir Halkın Köklerinden Doğan İsim

      Bergama Kralı II. Attalos, Lidyalı halk tarafından yabancı bir hükümdar olarak değil, “bizim kızımızın oğlu” olarak görülmüş olmalıdır. Çünkü “Attalid” kelimesi Lidya dilinde “parlayan, öncü, liderimiz” anlamına gelir. Aynı bağ, Philadelphos ismine de yansımıştır.
Adığabze ses köklerine göre kelime şu biçimde çözümlenir:

  • PHI: önder, sevilen
  • Hİ: olan (kadın için)
  • LADE: parlayan, yıldız, altın

       Bu çözümleme “Philadelphos = Lidyalıların kızından olan” anlamını verir. Böylece şehir ismi, bir kral unvanı olmaktan çıkıp bir soyun içinden doğmuş olan anlamına kavuşur. Kral II Attalos Yunanlı değildir. Anadolu nun yerli halklarından biridir. Lidyalılarla kan bağına sahip ve Lidyalılarca parlayan altın gibi kabullenilmiş bir kraldır.

                                               Akrabalık Bağının Dili

   Philadelphia kelimesi ses olarak Adığabze’de şu şunları çağrıştırır; soy, aidiyet ve kan bağı vurgusu. Halk, şehri “bizden olanın kurduğu yer” olarak görmüş; isim de bu sahiplenişin sembolü haline gelmiştir.

                                                        Unutulmuş Bir Hafızanın Yankısı

             Philadelphia, görünürde Yunan kökenli bir kelime sunulsada, Anadolu’nun yerli halklarının dilinde, bağlılık, soy ve kök bilinci anlamlarını taşır ve  Lidyalıların topraklarında yankılanan eski bir sesin hatırası olarak devam eder. Bu gerçeği yukarda ifade etmiş ve O nu yeniden anlamak, yalnızca bir şehrin değil, o toprakların gerçek sahiplerinin hatırasına sessiz bir selam göndermek istemiştik.


                                                        LİDYA

              ve

   PHİLADELPHOS

     HİSSEDİŞLERİ

 

    Lidyalıların Ülkesi hakkında hiç bir bilgim yokken;  PHİLADELPHOS  Kelimesinin bir diğer anlamını düşünerek; ormanlık alanın, bir dağ silsilesinin önündeki ovaya kurulmuş, dağın hemen eteğindeki yerleşkedir Diye tarif etsem. Gür ormanları olan bir yerdir desem ne kadar isabet etmiş olurum.

   LİDYA İsmini de altın ülke veya parlayan ülke dersem İsabetli bir tanımlama yapmış olur muyum ?

    İlgi duyar mısınız bir bakalım mı?..Buyurun devam edelim.


                                                          Anlam Deryasında Neler Var?

       1. Coğrafi Doğruluk Bakımından

          Lidya, bugünkü Batı Anadolu’da, yani Gediz (antik Hermos) ve Küçük Menderes (Kaystros) nehirleri arasındaki verimli bir ovada yer alıyordu.
Başkent Sardes (Salihli yakınları), Tmolos Dağları’nın (bugünkü Bozdağ) eteğinde, geniş bir ovanın başlangıcında kurulmuştu.

          Bu konum:

  • Dağ–orman–ova üçlüsünü tam olarak yansıtır,
  • Batıya doğru Ege’ye açılan bir ticaret yolu üzerinde bulunur,
  • Doğudan gelen yolların da birleştiği stratejik bir geçittir.

Dolayısıyla “dağın eteğinde, ormanlarla çevrili bir ovaya kurulmuş yerleşke” tanımı, Lidya’nın başkenti Sardes için birebir isabetlidir.


      2. Doğal Zenginlik ve “Altın Ülke” Açısından

       Lidya topraklarını sulayan Paktolos (Sart Çayı), dağlardan gelen altın yüklü kumlarıyla ünlüydü.
Antik yazarlar (özellikle Herodotos) Lidya altınının ve altın işlemeciliğinin benzersizliğini sıkça anlatır.

       Bu yüzden Lidya, tarih boyunca:

  • “Altının doğduğu ülke”,
  • “Zenginlik ve parıltı diyarı”
  • "Para birimini altın olarak ifade eden dile sahip tek ve ilk ülke,
  • "Zı DIŞE = BİR ALTIN = BİR LİRA.
  • " DIŞiTF= BEŞ ALTIN = BEŞ LİRA
    olarak anılmıştır.

Bu özellik, Bizim Adığabze yorumumuzda yer alan “LADE = parlayan, altın, yıldız” köküyle birebir örtüşür.
Yani hem coğrafya hem dil, aynı anlam alanını taşımaktadır.


     3. “Parlayan Ülke” Tanımı Yönüyle

     “Parlayan ülke” ifadesi yalnızca maddi zenginliği değil, Lidya’nın tarihsel rolünü de yansıtır. Çünkü:

  • Lidyalılar ilk madeni parayı basan toplumdur.
  • “Parlayan” kelimesi burada hem metal paranın ışığını hem de uygarlıkta açtıkları yeni bir dönemi temsil eder.
    Bu nedenle “parlayan ülke” tanımımız şairane bir niteleme değil, tarihsel bir gerçektir. Bu özellikler Amerika'ya taşınan PHİLADELPHİA isminin isabetli bir seçimle yapılmış bilinçli bir isim aktarımı olduğunu ortaya koyar. İnancındayım.

                                                                                 Sonuç;

     “Altın ülke” veya “Parlayan ülke” ve ".kız kardeşinizin oğlu" ifadeleri hem Adığabze ses kökleriyle, hem de antik kaynaklardaki “altın Lidya” anlatısıyla tam bir uyum içindedir.


     Bu artık bir “yorum” değil, sanki dil hafızasının kendi kendine konuşması gibidir.
     Ben sadece o sesi duydum ve yazıya döktüm. LİDYA topraklar hakkında hiç bir ön bilgim olmadığı halde tarif ettiğim gibi..

     Lidya toprağının kendi sesiyle bize seslenişi, çok eski dillerin insanın iç kulağında hâlâ yaşıyor olduğunu gösterir..Bu sesleniş bizi LİDYA nın KALBİNE GÖTÜRÜR.

     Bir başka sunuşla; Adığabze ile, Eğer “PHİLADELPHOS” kelimesinin sonuna "OS/US" ekleyerek seslendirirsek “ormanın önünde, dağın eteğinde oturan halk” anlamına ulaşırız. Bu anlam ile biz, Lidya’nın coğrafyasını hiç bilmediğimiz halde, O seslerin bizi doğru yere götürmüş olduğunu görür ve, LİDYA ülkesinin tüm özelliklerini TEK BİR KELİMEYLE anlamış oluruz.

     Bu artık bir “yorum” değil, sanki dil hafızasının kendi kendine konuşması gibi bir şeydir.
     Ben sadece o sesi duydum ve yazıya döktüm.

     Lidya toprağı kendi sesiyle, öz diliyle iç kulağımızda hala yaşıyor olabilir mi? Sizde duyuyor musunuz?

    Ahmet TÜRKOĞLU

          29.10.2025

Ayrıntılar
Yazan: Ahmet TÜRKOĞLU
Kategori: İnsanlık tarihi
Yayınlandı: 29 Ekim 2025
Görüntüleme: 180
Write comment (0 Comments)

NERİK'ten Doyran'lı Pheunih Amca -1-

               

      NERİK'ten

   Doyran'lı Pheunix

       (Pheunih)

             Amca..

                -1-

        ÜÇ BİN YILLIK 

             HİKÂYE

             THARUK

              NERUK

         Vezirköprü tarihini yazmak tarihçilerin işidir. Biz bu yazımızda yetki ve bilgi alanımız dışında bir değerlendirme yapmayacağız. Tarihi verilerin ışığında birkaç hatırlatmadan sonra Vezirköprü ile ilgili tespit ve düşüncelerimizi sunmaya çalışacağız.

       Tarihin derinliklerinden süzülüp gelen nice yaşanmışlıklar, günümüze ulaşan söz dizinimleri ile bizi, 5000 yıllık bir geçmiş zaman dilimine taşıyacaktır. Uzun bir tarihi akıştan günümüze taşınan; duygu, düşünce ve olgusal anlamlarla yüklü bu tanışacağımız kelimeler; Vezirköprü coğrafyasında yaşamış insanların, toplumsal hayatlarını, davranışlarını, sosyal yapılarını ve duygusal hislerini anlamamızı sağlayacaktır.

    Bu hedefe ulaşmak için Vezirköprü yerleşkesine ait bilgileri, üç ayrı evrede incelemek ve değerlendirmek gerekir.

  1. EVRE - M.Ö. 3000 yılına kadar  uzanan Nerik’in ilk yerleşim izleri;  (M.Ö.2500-1700 yılları) HATTİLER dönemi. Ve (M.Ö. 1700-1200 yıllarına kadar) geçen HİTİT'LİLER dönemi ile, Hitit’lerin yıkılışı ile oluşan (M.Ö. 1200- 63 yılları dönemi) GEÇ HİTİT beylikleri dönemleri…

    HATTİ - HİTİT dönemi.

   2. EVRE -  Romalıların; Pontus krallığına son verip (M.Ö. 190 yılında başlayıp 63 yıllarında) kuzey Anadolu’yu (VEZİRKÖPRÜ dâhil ) hâkimiyetleri altına almaları. 1071 yılına kadar hüküm süren ROMALILAR dönemi.

  3. EVRE -  TÜRKLERİN   ANADOLUYA HAKİMİYETİ, M.S. 1071 yılında Alpaslan’ın zaferiyle taçlanan Türklerin Anadolu’ya hâkim olmalarından günümüze kadar gelen Türklerin hâkimiyeti dönemi.

               Kısaca; HİTİTLİLER, ROMALILAR ve TÜRKLER' in hakimiyet dönemi.

              Vezirköprü Hatti'ler döneminde bir yerleşim yeri olarak kullanılmış mıydı?   Evet kullanılmıştı çünkü Hattiler döneminden elde edilen tabletlerde NERİKA isminin geçtiğini biliyoruz. 

             Hitit'ler de ise NERİK ismi artık hem önemli yerleşke hem de kutsal bir şehir olarak öne  çıkar. NERİK     isminin Vezirköprü’ye yerleşim yeri ismi olarak verildiği, ve Vezirköprü'ye ait olduğu; prof. Dr. Rainer Czichon tarafından¸ (Vezirköprü/Oyma ağaç kazı çalışmaları sonucu) ortaya çıkarılmıştır. 50 basamakla inilen yer altı kutsal pınarı ile Vezirköprü’nün tarihi değerini bizlere hediye eden Sayın Hocamıza sonsuz teşekkürlerimizi arz ederiz.

            Hocamızın insanlık tarihine kazandırdığı Vezirköprü ile ilgili bilgileri, yayınladığı eserlerinden ve dijital Dünya’nın verilerinden takip edebilirsiniz. 

           Bizim bu çalışmamızda sunmaya çalıştığımız husus; Vezirköprü’nün henüz ortaya çıkarılmamış, BİLİNMEZ GİZEMLİKLERİ  olarak devam eden, bilim adamları tarafından yıllarca merakla araştırılmaya devam edildiği  halde, bir sonuca varılmamış bir iki hususu açıklığa kavuşturma isteğinden ibarettir.

          Yaşamlarını bize ulaştırmaya çalışan insanların SESLERİNİ bugüne taşıyarak çözümlemeli bir değerlendirme ile görüşlerimi sunmaya çalışacağım.                             VEZİRKÖPRÜNÜN DERİNDEN İNLEYEN ÇIĞLIK SESLERİNİ…lütfen dinler misiniz?

  AÇIKLAMA BEKLEYEN VEZİRKÖPRÜ’NÜN GEÇMİŞİ VE GELECEĞİNİN TEMEL               SUTUNLARI.

         Bu başlık altındaki çalışmamızı üç bölüm halinde sunmak istiyoruz.

 1. – BÖLÜM: Yerleşim yerleri bilinen ama isimleri hakkında bilgi ortaya konamamış iki şehir.

        A - NERİK; Vezirköprü'nün tespit edilen İlk yerleşim yeri ismi NERİK’TİR,

        B - ANDRAPA; İkinci yerleşke ismi ise  ANDRAPA olarak geçer.

        Bu YERLEŞİM yerlerinin isimleri ne anlama gelir. Bu isimlerin anlamlarını çözdüğümüz de bize neler anlatacaklar ve nelere ulaşacağız?

 İncelemeyi bitirdiğimizde bu harika iki şehrin içinde binlerce yıl önce yaşamış insanların, taptaze gözyaşlarını ve mutluluk gülüşlerini yüreğimizin bir köşesinde yaşıyor olacağız...Yolculuğumuza devam edelim...

          A- NERİK:

           Vezirköprü’nün tarihi süreç içinde en eski ve ilk ismi NERİK dir. Bu ismin Hatti'ler dönemine kadar uzandığını belirtmiştik. HİTİT'ler döneminde NERİK ismi, Vezirköprü’nün yerleşim yerini belirleyen ve yerleşkeyi tanımlayan bir ad olarak karşımıza çıkar.

            NERİK isminin anlamı nedir. Bu yerleşim yerine neden NERİK ismi verilmiştir. Yazımızın başında belirttiğimiz bilenmeyenlerden biri işte budur.

           NERİK İSMİNİN ANLAMI NEDİR ?

           NERİK İSMİ, Hititliler döneminde; sosyal, siyasal, coğrafi, kültürel ve tarihi yönleriyle, bilim dünyasının arşivlerinde yerini almıştır. Hitit dönemine ait NERİK SÖZCÜĞÜ; bilim dünyasınca tespit edilen ve Vezirköprü’ye ait olduğu öngörülen Antik Hitit kutsal şehrinin ismidir ve Hititliler döneminde Vezirköprü yerleşkesi için kullanılan bir yer adıdır.

          NERİK isminin bilinen dilsel karşılığı, ya da sağlam bir anlamı yoktur. Antik bir şehir olmasının dışında bir anlamı tespit edilememiştir. Bilim adamlarının son çalışmaları bunu göstermektedir. İşte bu anlayışa, gizemli kalan bu ismin anlamına bir pencere açma, bir değer katma noktasında; tespitlerimi ve görüşlerimi arz ediyorum.

    NERİK KELİMESİNİN BİR ANLAMI VARDIR. Öyle bir anlamı var ki tanımladığı yerleşkenin özelliklerini bize açık bir şekilde anlatmakta, şehir hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Neler mi anlatıyor buyurun beraber görelim amma daha önce NERİK isminin anlamını sorduğum yapay zekâ   (CHAT GPT) uygulamasının bana verdiği bilgileri hiç değişiklik yapmadan size aktarmak istiyorum.

     - SORU: NERİK isminin herhangi bir dilde karşılığı var mı ne anlama geliyor?

     - ChatGPT:

 

    “NERİK” ismi ile ilgili güvenilir bir kaynakta kesin bir anlam ya da köken bilgisi bulunmamakta.

    Bazı popüler isim sözlüklerinde “NERİK” ismi için önerilen manalar ve yorumlar şöyle:

·       Bazı kaynaklar Slav kökenli olarak “güçlü olandır / güçlü kişi” anlamı olduğunu iddia ediyor. Parenting Patch

·       Bazıları “savaşçı olmak / savaşçı kimse” gibi yorumlar da ekliyor. Parenting Patch

·       Ancak bu tür yorumların akademik dayanağı zayıf görünüyor; halkî yorumlar ya da benzer sesli isimlerle ilişkilendirmeler olabilir.

Ayrıca “NERİK”, antik çağda Anadolu’da var olan bir yerin adıdır: Hititler döneminde Kuzey Anadolu’da yer alan “NERİK (Hitit: NERİKKA)” şehri. Vikipedi+1
Bu coğrafi kullanım, ismin bir yer adı geleneğinden gelmiş olabileceğini düşündürebilir.

    Sonuç olarak:

·       “NERİK” isminin bilinen dilsel karşılığı ya da sağlam bir anlamı yoktur.

·       Bazı kaynaklar anlam atamaları yapsa da bunlar kesin kabul edilmiş değildir.

·       Antik bir şehir adı olması, ismin tarihsel/yerleşik bir kaynağı olabileceğini gösterir.

İstersen, “NERİK” isminin etimolojik olasılıklarını akademik kaynaklardan araştırabilirim — istersin öyle devam edeyim mi?

   Şunu dedin: Lütfen

   

   ChatGPT :

 

   17s boyunca düşündüm

   https://i.pinimg.com/736x/ba/2e/2b/ba2e2ba21b6109efa7fad709f0708aec.jpg   

 

 

 

 

    https://i.pinimg.com/736x/ba/2e/2b/ba2e2ba21b6109efa7fad709f0708aec.jpg

 

 

 

 

 

 

    https://arkeonews.net/wp-content/uploads/2024/07/Sacred-Hittite-City-of-Nerik.webp

 

 

 

 

    https://www.anatolianarchaeology.net/wp-content/uploads/2024/10/Oymaagac-Mound.png

 

 


 

 

 


 

   https://www.anatolianarchaeology.net/wp-content/uploads/2024/07/Nerik-map.png

 

 

      Kısa ve net araştırma özeti (Türkçe):

 

1.        En sağlam bulgu — Nerik bir yer adıdır (Hitit kutsal kenti).
Nerik (Hititçe 
Nerik/Nerikka), Tunç Çağı’nda Hatti/Hittit dünyasında önemli, kutsal bir yerleşimdir; günümüzde bunun Oyma ağaç Höyük (Vezirköprü, Samsun) olduğu kabul edilmektedir. Vikipedi+1


     Oymaağaç kazılarında (Nerik olarak tanımlanan alanda) çok sayıda çivi yazılı tablet, tapınak kalıntıları ve yeraltı su yapıları bulunmuştur; bu buluntular kentin dinsel/ritüel önemini doğruluyor.

      

     Nerik sözcüğünün etimolojik/isim olarak kökeni belirsizdir.


Günümüzde “Nerik” kişisel isim olarak kullanımıyla ilgili güvenilir, kabul görmüş tek bir etimoloji yok. Bebek-isimleri siteleri çeşitli köken(ler) öneriyor — ör. Slavça güç/cesaret, İbranice’ye dayalı “savaşçı” vb. — ancak bunlar akademik ya da tarihsel kanıtla desteklenmiş sağlam etimolojiler değildir. 
Parenting Patch+1 

 

Şunu dedin:

 

 

 Ben de size, Son kanaatimi net olarak söyleyeyim:

   

 “Nerik” kelimesinin kesin bir anlamı bugün bilim dünyasında bilinmiyor.

·     Hitit çivi yazılı belgelerinde Nerik bir şehir adı olarak geçiyor. Yani araştırmacılar bu kelimeyi             coğrafi/toponimik bir terim olarak kabul ediyorlar.

·     Kelimenin kökeni (Hattice mi, Hititçe mi, başka bir yerli Anadolu dili mi?) ve kelime olarak anlamı açıklanamıyor.

·       Modern dillerdeki bazı “güçlü, savaşçı” türü anlamlar ise bilimsel değil; halk arasında üretilmiş yakıştırmalardır.

·       Kazılarda çıkan tabletlerde de Nerik hep şehir adı olarak kullanılıyor; “şu anlama gelir” diye bir açıklama yok.

Özetle:

📌 “Nerik” kelimesi, Hititler döneminde kutsal bir yerleşim adıdır.

📌 Etymolojik / sözlük anlamı ise bilinmemektedir.

     NERİK isminin akademik dünyada bir anlamının olmadığını görmüş olduk. Oysa size NERİK isminin anlamı var demiştim. Şimdi onu görelim:

 NERİK İSMİNNİN ANLAMI :

  İLKSEL DİL özelliğine sahip olan ve HİTİT dilinin ekseriyetini oluşturan ADIĞABZE dilinde;                                                         NERİK KELİMESİNİN ANLAMI ŞUDUR.

                                                                      NERİK:

       NE = Göz demektir. Görmeye yarayan insan gözü. Aynı zamanda çok kıymetli varlıklara da bu sesle isim verilir.  Çok hassas ses kaymaları ile değişik anlamları ifade edebilen çeşitli varyantları vardır. örneğin NI = anne demektir.

      R = Belirtme ekidir aynı zamanda R – RA= kutsal demektir.

      RI -RU = İşin yapılmasını belirten araçsal bir ifadede içerir.

      K = G – G’O = Gitmek demektir. Burada R ve K ile birleşerek ve ses değişimi ile NERUK=NERİK olmuştur.  NERİK - NERUK = GÖZÜNLE GÖREBİLDİĞİN YER - GİDEBİLDİĞİN, ULAŞABİLDİĞİN UÇ NOKTA. UÇ BEYLİĞİ, SINIR ŞEHRİ anlamlarına gelir. 

      ADIĞABZE de buna benzer birçok kullanım vardır. Örneğin:

 a- PERUK= Burnunun ucuna (doğrultusuna) gitmek. Bir deyimdir. Düşüncesiz iş yapan anlamında.

 b- L'EPERUK = PARMAK UCUYLA YÜRÜME demektir. Bu isimle anılan ve ayak parmaklarının ucunda yürüyerek  oynanan bir oyunu bütün adiğe düğünlerinde izleyebilirsiniz.

 c-"L'EPERUK = PERUK = NERUK" Bu üç kelime; "AYAK UCUYLA YÜRÜYÜŞ - BURUN DOĞRULTUSUNA GİTME - GÖZÜN GÖREBİLDİĞİ YERE GİDİŞ" anlamlarında kullanılır. üç kelimenin ortak özelliği gitme ve öncülük etme anlamlarıdır.

 NERİK (NERUK) = UÇ  ŞEHİR 

  Bu DİLİN  anlam dünyasından algıladığım sonuç;

  NERİK ismi Hitit krallığının bir uç şehridir. Krallığın sınırlarının belki son noktasını işaret etmektedir. Sınır da gözetim görevi gören şehirlerin her zaman önemli olduğu bir gerçektir. Stratejik konuma sahip NERİK te tüm bu özellikleri taşımaktadır. NERİK İnsanların gözlemleri ile ulaşmaya çalıştıkları ufukta hayalleri süsleyen bir ideal şehirdir.

                                                           SONUÇ;

      NERİK; Vezirköprü (Oyma ağaç) yerleşke sinin ilk isimdir. Uç beyliği, Seyir yeri, ufuktaki son şehir, anlamlarına gelir. Bu anlam şehrin tarihi derinliği ile uyuşmakta ve geçmişteki işleviyle tamamen örtüşmektedir.

                                                           ANDRAPA:

      B – ANDRAPA : ANLAMI BİLİNMEYEN DİĞER ŞEHİR İSMİ.

    Bugünkü Vezirköprü yerleşkesinin, ilk yerel ismini ANDRAPA olarak bilindiren; ROF. Dr. RAİNER Hocamızın bu ismin etimolojisi belirsizdir diye tanımladığı ANDRAPA; VEZİRKÖPRÜNÜN ilk yerel ismidir. ANDRAPA'NIN Vezirköprü'nün ilk ismi olduğunu STRABON (M.Ö. 64 – M.S. 24 Amasya doğumlu coğrafyacı) dan öğreniyoruz. STRABON bölgeden söz ederken ANDRAPA adını kullanmıştır

      Kayda değer bir anlamı tespit edilemeyen ANDRAPA isminin HİTİT ce karşılığı olan anlamını, ADIĞABZE aktarımıyla sunuyorum.

ANDRAPA İSMİNİN,

ADIĞABZE DİLİNDE                     ANLAMI:

    A =  O, (işaret zamiri).

    N = kıymetli olan

   DRA,(ADERE,ADARA,) = diğeri, öteki, karşı taraf

   PA = Burun, yüz.

          ANDRAPA : ADERENAPE kelimesinin değişik söylemi olan ANDRAPA kelimesinin anlamı: ÖTEKİ YÜZ. ŞEHRİN KARŞI TARAFI. Bugünkü deyişle Karşı geçe. karşı taraf, DİĞER ŞEHRİMİZ demektir.

    NERİK yerleşkesinin karşısında bulunan bugünkü Vezirköprü’nün, yerli halkı tarafından verilen İLK ve gerçek ismi bu olsa gerek.

   Hitit dilinde NAPE = Yüz, karşı taraf (anlamına gelir) kelimesinin değişik yerlerde kullanıldığını burada göstermek faydalı olacaktır.

    1- SİNOP :

Bu güzel ilimizin de Dünya dillerinde ismini tanımlayıcı ve uyumlu bilimsel kabül  görmüş bir anlamı yoktur.

  Anlamı hakkında detaylı bilgileri araştırmayı sizlere bırakarak, ADİĞABZEDEKİ anlamını doğrudan yazıyorum. Sinop isminin orijinal ismi SİNAPE' dir.

SİNAPE (SİNOP) Hititçe bir isimlendirme dir. İLKSEL dil ADIĞABZE ile anlamı ise: 

        Sİ = BENİM.  

       NAPE = Yüzüm,

       SİNAPE = BENİM YÜZÜM. BİZE AİT Olan yer demektir. 

      2 - ANAPA = Karadeniz' in karşı yakasında ANAPE = ANAPA şehri var. Tam da Sinop’un karşısında. Anlamı = O YÜZ, karşı tarafta bulunan şehir demektir.

     Bu tespitler bizi, NERİK yerleşkesinin karşısında olan ikinci şehir ANDRAPA isminin anlamına götürür. Eğer takıntısız bir kuruntumuz yoksa.

      SİNAPE = BENİM YÜZÜM. Bizim şehrimiz SİNOP

      ANAPE  = O YÜZ; O ŞEHİR = Rusya'da ANAPA şehri

     3 -  ANDRAPA = ADERENAPE = Karşımızda duran diğer yüz, öteki şehir.

                                              ANDRAPA = VEZİRKÖPÜ

   ADERE = Diğer, karşı,                          öteki

   NAPE   = Yüz.

  ADERENAPE = ÖTEKİ                                   YÜZ.

  ANDRAPA   =  ÖTEKİ ŞEHRİMİZ. KARIŞI YAKA DAKİ ŞEHRİMİZ.

  Bilimsel Literatürde anlam olarak bilinmeyen ama coğrafi konum olarak bilinmekte olan yerleşim yeri NERİKDİR.        NERİK; Oyma ağaç mahallesinde bulunan yerleşkenin yerel adıdır.        ANDRAPA ise bugünkü yerleşim yeri                           VEZİRKÖPRÜNÜN ilk yerel adıdır.   

   Coğrafi konumlarına verilen ilk yerel isimler ve anlamları böyledir.

  SİNOP,  ANAPA,  ANDRAPA İSİMLERİ ve HARİTADA YERLERİNİ GÖRELİM

 

       

 2- BÖLÜM :KAYIP ŞEHİR (PHAZEMON VEYA PHAZİMON) PHAZEMONİTİS.

PHAZEMON+İTİS.

 PHAZI + YUNEM + YİS

 YERLEŞİM YERİ BİLİNMEYEN KAYIP ŞEHİR.  (İsmi var kendi yok, bilinmiyor).

 A - PHAZEMON - PHAZİMON - PHAZEMONİTİS : Bu isim antik coğrafyacıların bölgeye dair verdiği bilgilerde geçer. Hakkında detaylı bilgi verilmez. Genel tanımlamalarla bahsedilir. Modern tarihçiler bu ismin geçtiği yeri bir yerleşke olarak algılamışlardır. Bu algı sonucu, yerleşim yerinin nerede olduğunu tespit etmek için iz sürmeye başladılar.  Yapılan çok sayıda çalışmalar netice vermemiş şehir tespit edilememiştir. fiziksel bir yerleşim yeriyle tam olarak eşleştirme yapılamamıştır.  Yapılamamıştır çünkü böyle bir şehir yoktur. Neden yoktur sorusunu birlikte değerlendirelim?

    PHAZEMONİTİS isminin Yunan'ca veya Latince kökenli bir anlamı yoktur. Eski yunanca da buna benzer bir kök dahi bulunmaz. Roma ve Helenistik dönemde hiç bir yerde bu adla anılan  ikinci bir yerleşim yeri bulunmamaktadır. Buna rağmen gezginlerin ve coğrafyacıların bu isimden bir  şehir yerleşkesi olarak bahsetmiş olmaları; PHAZEMON kelimesinin, bir şehir ismi olduğu kanaatinin zihinlerde yerleşmesine sebep olmuştur. 

   Oysa ortada böyle bir şehir hiç olmamıştır. Bilge insanları yanıltan etken ise; Bölgede yerel bir dilin kullandığı PHAZEMON KELİMESİNİN BİLİNMEZLİĞİ olmuştur. Kelimenin anlamını bilmiyorlardı çünkü  Duydukları kelime Köleleştirdikleri yerli halkın yöreyi isimlendirdiği bir kelime idi. Yerli halkın dili Roma hakimiyeti altında sadece nefes alan bir ölü gibiydi. Yapabildikleri tek şey Romalılara COGNOMEN (CEGOL'E = OYUNCAK ) isimler takmaktı. Roma vatandaşları ise bu isimleri iltifat kabul edip  kendilerinin üçüncü ismi olarak kullanıyorlardı. Köleler Romalı efendilerinin ismiyle geziyorlardı. Hürriyetine kavuşurlarsa, yerli öz isimlerini COGNOMEN (OYUNCAK İSİM ) olarak taşıyorlardı. Bu acıyla dolu bir asimilasyonun  yok oluş hikayesidir. Kibir yüklü Romalı efendiler, köle yerli halkın dilini anlamaya tenezzül etmeyince  bu kıymetli bilgi hazineleri tarihin müzelerine terkedilmiş oldu. İşin cehaleti ise bilim insanlarının aktarımlarında cazibeli bilinmezlikler olarak günümüze geldi.

    Sonradan gelen modern bilim insanları, kelimenin anlamını bilemeyince, olmayan şehri keşfetmenin cazibesi ile şehrin peşine düştüler ve Vezirköprü'ye akın etmeye başladılar. Bu araştırma yolculuğunda Vezirköprü misafirlerini cömertçe ağırlamış ama O istedikleri hediyeyi heybelerine koyamamıştır.

    Çünkü yanlarında Onlara verebilecekleri böyle bir şehir yoktu. NERİK ve ANDRAPA ise daha önceki misafirler tarafından çoktan konferans salonlarına taşınmıştı. 

    PHAZEMON NEDİR ?

 Sorunun cevabı kelimenin anlamındadır. Dünya dilleri literatüründe hiç bir dilde karşılığı olmayan bu kelimenin asıl anlamı; HİTİT lilerin Dilini oluşturan yerli halkın konuştuğu, İLKSEL DİL olma özelliğini taşıyan ADIĞABZE dilinde vardır. Kelimenin anlamını ortaya çıkardığımızda İKİNCİ ŞEHİR GİZEMİ de çözülmüş ve ortadan kalkmış olacaktır.

     PHAZEMON un ADIĞABZE DİLİNDEKİ ANLAMI.

   PHE = Odun, Kereste demektir.

   ZI-ZEM    = belirlilik takısı

   PHAZIM  = Belirli olan Orman, ormanlık alan, 

   PHE+MEZI= Bugünkü anlamıyla orman dan öte özel keresteye sahip. kıymetli ormanlık alan.

   PHEZIM  = Bilinen herkesin bildiği, meşhur ormanlık alan...

    MO "isaret" = Şu

   YUN (YUNE) = Ev

   MO+UNE  = ( MOYUNE) Şu ev, şu hane.

   İTİS  "yis" = İçinde oturan. Ormanlık alanın içinde oturanlar, demektir.  (YİS) içinde oturan.

    US           = Önünde oturan, 

         PHAZEMON = PHEZIMYIYUNEYİS = ORMANLIK BÖLGEDE YAŞAYAN HANELER demektir. Burada toplu yaşanan bir yerleşke yok, tek başına dağınık yaşayan evler haneler vardır. Diğer bir ikinci anlamı da Dağlık alanda yaşayanlar demektir. Tıpkı ovada yaşayanlar, Ovalılar dendiği gibi. Burası bir şehir değil, bir bölgenin adıdır. BU bölge Ormanları ile meşhur, insanların ormandan istifade ettikleri geniş bir bölgeyi tarif eder.

          PHAZEMON Kelimesinin anlamıyla vardığımız Bu açıklamayı destekleyen verilerden biri de; PROF. DR. RAİNER CZİCHON tarafından Vezirköprü'nün DOYRAN köyünde ortaya çıkartılan Roma dönemine ait bir mezar taşı yazıtıdır. Samsunda Müze arşivinde bulunan bu yazıta göre;  "KALLİKORİS Roma vatandaşı değildi. Babası PHOİNİX (PHEUNİH) de Roma vatandaşı değildi." Ama mezar taşına göre  yine de saygın bir insandı "cemaatin tertemiz bir üyesi idi."  yazmaktadır. Mezar taşı yazısında çok net bir şekilde ifade edildiği gibi ; PHOİNİX bir Romalı değil yerli halktan biriydi. İsmi de yerli halkın konuştuğu dilden idi.

   BU DİL ise ADIĞABZE ile anlaşılan HİTİTCE kabul edilen bir yerli dil idi. 

      PHOİNİX = PHEUNİH amcanın ismi, yaşadığı bölgenin PHAZEMON ismiyle eş anlamlı olarak türemiş bir isimdir.

      PHOİNİX = HIZARCI anlamı taşıyordu. EVET PHEUNİH; HIZARCI demektir.

      PHAZOMEN = ORMANLIK BÖLGE

      PHOİNİX - PHEUNİH =.HIZARCI, kereste biçen adam, orman işçisi. ahşap ustası. anlamlarına gelir.

      KAYIP ŞEHİR İSE;ORMANLIK BİR BÖLGE   OLAN PHAZEMON DİYARI.

      KAYIP ŞEHRİ BULDUK      .             SANIRIM :                          .    PHAZOMEN ;

   ORMANLIK BÖLGESİNİN               TÜMCEL ADIDIR.

                     SİZ;

         Bu yazıda geçen kelimelerin anlamları gerçek mi değil mi? sorusuna cevap bulmak için Vezirköprü'nün ÇERKES (ADIĞE) köylerinden hangisine isterseniz misafir olun. yaşlılara sorun soruşturun. Anlamlarını mutlaka bulmuş olacaksınız. daha sonra sizinle;                           

 NERİK 'te 

bir bilinmez kelime olan DAHANKA 'ya uğrayalım. Biraz sohbet edelim. DAHANKA ? Oradan

     DOYRAN KÖYÜNDE PHEUNİH AMCAYI ZİYARET EDELİM.

       ONUN HİKAYESİ                      BAMBAŞKA;TATLI. 

          VE EN SON ; 

  TAŞINMAK ZORUNDA KALAN NERİKLİLERİN GİTTİKLERİ, GİZEMLİ KAYIP ŞEHRE VARALIM. 

  KAYIP ŞEHRİN AGORASINDA BULUŞUP TEŞUP İLE THABAT'IN SOHBETLERİNİ DİNLEME DİLEĞYLE...  saygılar.

         Ahmet TÜRKOĞLU 

              05.10. 2025

 

                                           

                                           

Ayrıntılar
Yazan: Ahmet TÜRKOĞLU
Kategori: İnsanlık tarihi
Yayınlandı: 04 Ekim 2025
Görüntüleme: 254
Write comment (0 Comments)

Hz Yakup'un Seslenişi

 

YAKUP (AS) IN SESLENİŞİ  

 

YAKUP as’ın yaklaşık olarak M.Ö. 1700-1800 yıllarında yaşadığı tahmin edilmektedir. Eğer sonradan verilmiş bir isim değilse, Onun isminin ne anlama geldiği, asırlar sonra oluşan dillerle anlaşılamaz.

       YAKUP ismi; ancak doğup büyüdüğü dönemin konuşulan dili ile bir anlam ifade eder. Ancak O dil ile anlaşılır ismin özelliği ve içeriği.

       YAKUP isminin sonraki dönemlerde ve günümüzde kullanılması; İSMİN anlamından ziyade Yakup as'a yüklenen sıfatları ve misyonları anlatır. Bu isimle İnsanlığa verilen mesajların özü ve özeti Yakup as ın şahsında ifade edilmiş olarak sunulur. O’nun Hayat Hikâyesi; Tarihin her döneminde, Allah tarafından seçilmiş ve insanlığa örnek olarak sunulmuş yönüyle, nesiller arasında yaşamaya devam etmiştir.

      Mısırda, Kenan İllerinde, İsrail oğullarında, Son Peygamber Hz MUHAMMET MUSTAFA sav ile tüm insanlığa getirilen KURANIN AYETLERİNDE YAKUP as hep vardır. Her dönem Onun farklı hayat örgüsünü öne çıkarmış ve anlatmıştır.

     Hz Yakup isminin, doğduğu anda verildiği kanaatinde olduğumuzdan, YAKUP isminin ne anlama geldiğini, O tarihte konuşulan DİL üzerinden inceleyip anlamlandıracağız. Daha sonra GELİŞEN  DİLLERE ait kazandığı ve kendisine yüklenen anlamlandırmaları da bu yazının sonunda vereceğiz. Kuranda Yakup as ile ilgili ayetleri ve manalarını yazımızın sonunda sunmaya çalışacağız.

                                         

                                                         YAKUP İSMİNİN ANLAMI

 

           1- DOĞDUĞU DÖNEMDE KONUŞULAN DİLDE ( İLKSEL DİL, ADİĞABZE ) ANLAMI: 

               a- Ğ  = (Ğ) sesi tek başına ağlama demektir. Aldığı eklere göre anlamları değişir.

               b- ĞI = Ağla (emir kipi)

               c-  MEĞI = Ağlıyor. (şimdiki zaman)

               d- ĞAĞI  = ağlat

               e- YEĞAĞI= O ağlatıyor. ( YE, O anlamında zamir).

               f- UB = kapanmak, üstüne abanmak, kapatmak,

              g- ABE= AB = el uzatmak, dokunmak, peşinden koşmak, gidilecek yer. Kuran da “MEAB”                                          olarak geçer, “Sığınak” “Geri dönülecek yer” “Kalbin ulaşmak istediği merkez”                                            anlamında.                                     

             h- KA =  yapıp etme anlamındadır. Yap demektir. başına geldiği fiile aktivite kazandırır. Tek                                       başına söylenirse rica etme

             I-TEUB = üstünü ört. Bulunduğun yerden karşıya doğru ört, kapat.

             i- KITEUP = Üstünü ört, Karşı taraftan bulunduğun yere doğru ört, kapat.

             j- KAUB =KUB =KUP; yere kapanma, elini uzatarak yere doğru düşme, peşinden koşturma,                                                           Tökezleme, kapanma, kapat

        Bütün bu seslerin bileşiminden doğan YAĞKUB = YAKUP isminin zihinlerde canlandırdığı anlam katmanlarını şöyle ifade edebiliriz: Ağlayan, hisli, peşinden koşan, yüzüstü yere kapanan, yalvaran bir mizaca sahip olarak doğmuş ve böyle gelişmeye meyilli kişiliğe sahip biri. Ona verilen böyle duygularla yüklü bir ismin, tesadüfen seçildiği düşünülemez. Yaşadığı çocukluğu, gençliği, peygamber seçilmesi, EVLAT imtihanı ve ebedi yolculuğu… Her dönemin tüm duygularını içine hapsetmiş ve her duygunun hissiyatını; SESLERİNDİREREK terennüm etmiş bir yaşamın adıdır YAKUP ismi. Kıyamet’e kadar daha nice gönüllerin, kim bilir hangi duygularına tercüman olacaktır. İnsanlığın bunca acısını, hasretini, alevlenen aşk duygularını yüklenip kıyamete doğru yol almak…

        EY BABACIĞIM, BABACIĞIM çığlıklarını bir türlü babasına duyuramayan, diyardan diyara sürüklenmiş yavrulara, gözyaşı çeşmesinden umut çağlayanları sunma görevi, Senin adına yüklenmiş.

        EY YÜCE PEYGAMBER; Meleklerin gıpta ettiği NEBİLER ORDUSU, Ümmetleri ile İLAHİ HUZURA yöneldiğin de; MAHSUN YÜRÜYÜŞÜNDE Seninle yürüyenlere selam olun…

        YAKUP İSMİN; Artık salt tarihsel bir etiket olmaktan çıkalı nice bin yıllar oldu. Artık hisler dünyasına her gün yeniden bambaşka anlamlarla yepyeni pencereler açıyor.

         a- YAKUP İSMİ =  Onun ardından ağlayan, Eli hep ona uzanan, gözyaşıyla yol tutan kişidir.

         b- YAKUP İSMİ = Sadece bir isim değil, bir hal, bir seziş, bir tevekkül biçimidir.

         c- YAKUP İSMI  = Bir şahıstan öte, bir duyguyu, bir insanlık halini temsil eder.

         d- YAKUP İSMİ  = peygamber seçilmeden önce bile; aşkın, özlemin ve gözyaşının sembolüdür. O                                          daha doğarken hicran ve merhamet hamuru ile yoğrulmuştur.

          ABİSİ ‘ESAV’IN peşinden ağlayarak ve yere kapanmış haliyle doğuşu; Bu ismin özel olarak biçilmiş bir kaftan gibi üzerine giydirilmesine sebep olmuştur.

         İkiz kardeşi ‘ESAV’IN güçlü, hırçın, kavgacı haliyle önden dünyaya gelişi ve gelişim evreleri, Hz Âdem’in evlatları HABİL İLE KABİLİ çağrıştırır. Bu yönüyle YAKUP İLE ‘ESAV; HABİL İLE KABİL örneğinin ibret olarak tekrar insanlığa hatırlatılmasıdır. ‘ESAV ile ilgili yazımızın okunması tavsiye ve dileğimizle.

         HZ Yakup isminin, doğum anında ona verilen bir isim olarak İlKSEL DİL deki (O gün konuşulan) anlamını gördükten sonra, Daha sonraki dönemler de gelişen diller de hangi anlamlara evrildiğini görelim.

          2- TEVRAT’TA YAKUP İSMİ:

             a- Tevrat’ta ( Tekvin 25-26 ) anlatıldığına göre; “ Ve sonra kardeşi çıktı. Ve elinde  Esav’ın                                topuğunu tutuyordu.. ve Onun adını Yakup koydular”

             b- İbranicede Yakup İsmi; Topuğu tutan, Yerine geçen, İzleyen/takip eden ve çelme takan anlamlarında kullanılır. Yahudiler Hz Yakup’u kardeşinin önüne hileyle geçen diye tanımlar ve Yakup peygamberin yanında değil kardeşi ‘Esav’ın yanında yer alırlar.

          3- KURAN’DA YAKUP AS.

             a- Kuranda Yakup as, Hz İhak’ın oğlu, Hz İbrahim’in torunu olarak geçer.

             b- Kuranda Yakup'un duygusal kimliği, sadece bir baba figürü değil, aynı zamanda Allah’a                             yönelişin, tevekkülün, gözyaşının, sadakatin ve içsel sığınmanın sembolüdür.

            c- Hz Yakup ile ilgili “ Ben hüznümü ve kederimi yalnızca Allah’a arz ediyorum” (Yusuf 86 )                            Beşiyyi  ve Huzni kelimeleri “YAĞKUP” isminin özetidir.

           d- Yusuf 84 : “gözleri hüzünden ağarmıştı”, Yusuf 18: “Ben sabrı en güzel olanla sabrederim” Yusuf 98: “Ben Allah’tan sizin için bağışlanma dileyeceğim” Bu ifadeler Onun hissi yönünü, duygu derinliğini, manevi seziş gücünü ortaya koymaktadır. İsmiyle birebir örtüşen, bir kalben bağlı kalma, yakalama ve hissetme hali vardır.

          Kuran’da Hz Yakup’un ismi sıfatlarıyla ortaya konulur. Onun isminin anlamından ziyade, O isme yüklenen anlamlarla şahsiyetlendirilmiş peygamber vasfı ile tanıtılır. Yakup As’ın ismi Kuranda 10 surede 16 defa geçer.

         Hz Yakub ile ilgili ayetleri, huşu içinde okuma ve derinlemesine anlama mutluluğunu Yüce Mevla bizlere nasip etsin.   26.08.2025

                                                    Ahmet TÜRKOĞLU

 

 

 

 

 

Ayrıntılar
Yazan: Ahmet TÜRKOĞLU
Kategori: İnsanlık tarihi
Yayınlandı: 26 Ağustos 2025
Görüntüleme: 222
Write comment (0 Comments)

Hz Yakup ve Kardeşi Esav

                                             

                                          Hz Yakup ve Kardeşi                          Esav

 

   Bu yazımızda Hz YAKUP’un ikiz kardeşi ESAV’I tanımaya çalışacağız. ESAV’I yeterince tanımamız; Yakup as’ın ALLAH tarafından seçiliş misyonunu, ruhuna mezcedilmiş (işlenmiş) ahlaki karakteristlik özelliklerini, İnsani duruş ve davranışlarını daha derinden anlamamızı sağlayacaktır.

                                                  A- 'ESAV (‘ESAV);

  Esav’la ilgili bilgi kaynakları ve bu kaynaklarda insanlığa aktarılan bilgiler şunlardır.

 1- Tevrat’ta Esav;

    a- Tevrat’a göre Esav, Hz Yakup’un ikiz kardeşidir. (Tekvin/Yaratılış 25:24-34)

    b- Annesi Rebeka’nın rahminden ilk doğan çocuktur.

    c- “kızıl tüylü, kıllı” olduğu için Esav ismi verilmiştir.

    ç- Daha sonra EDOM adıyla anılır. Bunun sebebi; kardeşi yakup’a kırmızı mercimek çorbası karşılığında ilk oğul olma hakkını satmış olmasıdır.

    d- Esav doğduğunda sanki yetişkin biri gibi göründüğünden, olgunlaşmış, tamamlanmış anlamında ESAV ismi verildiği yorumları da yapılmıştır.     Bunlar İbranice de geçen anlamlandırmalardır. Bugün İbranice de ESAV sadece Özel İsim olarak kullanılır.

                             İBRNİCEDE, SÖZLÜK ANLAMI YOKTUR.

 2- KUR’AN’DA ESAV İSMİ;

    a- Kur’an’da Esav (‘ESAV) ismi geçmez.

    b- Kuranda, Hz Yakuptan bahsedilir. Bakara / 133, Âl-İ İmran 84, Yusuf Suresi nde. Ama kardeşi Esav dan hiç bahsedilmez.

    c - Ne ”Esav” nede onun diğer ismi olan “Edom” Kur’an da yer almaz.

                                                            B- YAKUP (as) İSMİ

1:TEVRATTA;  YAKUP(as) İSMİ;

   a- “Topuğu tutmak” Esav’ın topuğundan tutarak doğduğu düşünülerek YAKUP ismi verilmiştir. (Yaratılış 25:26)

  b- Sonraki dönemlerde “aldatmak, geçmek, arkadan dolanmak” anlamlarıyla ilişkilendirilmiştir.

  c- Tevrat'ta ve İbranicede Yahudiler; M.Ö. 18-17. yüzyılda yaşamış olan İki kardeşe (ESAVVEYAKUP) Doğdukları gün verilen isimlerini, yüzlerce yıl sonra M.Ö. 10- 9 .yüz yılları civarın da ortaya çıkan bir dil olan İbranice dilleri ile anlamlandırmaya çalıştılar. İbranicenin bir dil olarak oluşumu ve ortaya çıkması; M.Ö. 10. Yüz yıllarıdır.                   Yahudiler Hz YAKUP’UN Peygamberliğine alternatif olarak ESAV'I öne çıkartmaya çalışmışlar ve Hz Yakup’un ismini eğip bükerek Ona kendilerince anlamlar yüklemişlerdir. Maksatları her zaman yaptıkları gibi İlahi mesajdan uzaklaşmak, kendi çıkarcı düzenlerini istedikleri gibi kurmaktı. Öylede yaptılar.

 2- KUR’AN’DA YAKUP AS;

   a- Kur’an da Hz Yakup’un adı, Seçilmiş bir kul olarak özellikle zikredilir. Onun İsmi, Sadece tarihi bir şahsiyet olarak değil, aynı zamanda örnek alınması gereken bir yaşam tarzının sembolü olarak sunulur. Yakup as’ın seçilmişliği, doğruluk ve istikametiyle öne çıkar.

  b- Kur’an da YAKUP as ile ilgili ayetlerin anlamları ve hayatıyla ilgili geniş izahat “Hz YAKUP İSMİ VE ANLAMI” başlıklı yazımızda açıklanmıştı. Geniş bilgi edinmek isteyen Okuyucularımız buradan istifade edebilirler. 

Bu çalışmamız Kardeş ESAV hakkında olduğundan, Esav ile ilgili bilgi ve kanatlarımızı sunmaya devam edelim.

                                                     İLKSEL DİLDE ‘ESAV ANLAMI ;

  a- ‘ESAV -  kavga etmek, dövüşmek anlamı vardır.

  b- ZAVE – Dövüş, savaş

  c- YEZAVE – Onunla dövüşüyor

    Bu anlamlara göre, ESAV adı, karekteri ile özdeşleşen bir sıfat: mücadeleci, kavga eden, kaba kuvvet kullanan, mücadeleci bir kişilik. Tıpkı Hz Ademin iki oğlundan HABİL-KABİL örneklemesi gibi. Habil - Kabil iki kardeş. Biri olgunluğun, yumuşak kalpli ve merhametliliğin. Diğeri, yani Kabil sert mizaçlı, kavgacı, kardeşini katledecek seviyede merhametsiz oluşunun örnekleri.

    Habil ile Kabil olgusunun ve yaşanmışlığının tekrarı aynen; Hz YAKUP ile KARDEŞİ ESAV içinde geçerli ve tekrar yaşanmaktadır. Abi ESAV; sertliğin, Hz Yakup merhametin timsalidir. Yakup ağlayan, içe dönük, kırılgan, duygusal bir karekter. ESAV tam tersi savaşçı bir mizaç. ALLAH cc Hz Yakup’u elçi olarak seçmiştir. merhametle yoğrulmuş tüm diğer peygamberleri seçtiği gibi.

    Bu ikilik; insanlık tarihi boyunca sürüp gelmiştir. Kıyamete kadar da böylece deva edecektir. SAVAŞ ile BARIŞIN, Kavga ile gözyaşının süren sonsuz mücadelesi.

    Kavga değil de gözyaşı ile şekillenen, sabırla,teslimiyetle  bekleyen Hz Yakup'un kimliği; insanlığa “Örnek olarak sunulan” model olmuştur.

    Kavga eden, dışa dönük, dövüşen , hakkını zorla alan, öfke ile hareket eden KABİL ve ‘ESAV; ve benzerleri insanlığın gönül dünyasından atılmış, Maddi çöplüklerinde yok olup gitmişlerdir.

    Hz YAKUP ve Kardeşi ‘ESAV’ın hayat hikayeleri de, aynı akıbetin günümüze uzanan, örnek birer tezahürü olmuştur. BİR TARAFTA SAVAŞANLAR VE DİĞER TARAFTA BARIŞIN TAŞIYICILARI…

   Hz Yakup’un çocuklarına bıraktığı miras, sadece soy bağı değil, aynı zamanda bir “SEÇİM” MİRASIDIR.

   ‘ESAV’ın çizdiği savaş yolunu seçenler, kılıçlarını çekmişler, hâlâ ay ışığında yıldız arıyorlar öldürmek için,

 Yakup ‘un hisli dünyasından akıp gelen gözyaşı damlalarından nasiplenenler ise; elleri duada insanlığa can suyu taşıma derdindeler.

BİZEDE O GÖZYAŞINDAN BİR KATRE NASİP EYLE, ALLAHIM……   22.08.2025

                                                  Ahmet TÜRKOĞLU

             

 

Ayrıntılar
Yazan: Ahmet TÜRKOĞLU
Kategori: İnsanlık tarihi
Yayınlandı: 22 Ağustos 2025
Görüntüleme: 133
Write comment (0 Comments)

Sayfa 3 / 4

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • Kuranda Hz Musa (as)

  • Kuranda Mastar Kelimelerin Anlam Yolculuğu

  • Firavunun Uzay Aracı " Sarhan "

  • Kur'anda Hz Adem ve Cennet Halleri

  • ChatGPT ile Semûd (ثمود) Kavmi çalışması 3

En Çok Okunanlar

  • Kur'anda Hz Adem ve Cennet Halleri
  • Tebbet suresi meal çalışması
  • Kevser Suresi'nin Meal Çalışması
  • Nuh suresi 23 üncü ayet meali
  • Kuranda Hz Musa (as)
  • Hz Ademin Yaratılış Haberi
  • Hz Yusuf'tan Hissedişler
  • Machu Picchu
  • Allah'ın sinesine özel davet
  • NERİK'ten Doyran'lı Pheunih Amca -1-
  • Kuranda Mastar Kelimelerin Anlam Yolculuğu
  • Kuran'da huruf-u mukatta'a
  • Hz Yakup'un Seslenişi
  • Kur'an ve maymun olan insanlar
  • Adığabze İle Mısır Dili arasında Ortak Seslerin Hafızası
  • Firavunun Uzay Aracı " Sarhan "
  • "Şehirleşme Ayeti Ve Özgürlük Manifestosu
  • ABESE SURESİ
  • Kur'anda Semûd Kavmi ve Düşünceler 1
  • Philedalphia -1-

Giriş Formu

  • Şifrenizi mi unuttunuz?
  • Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?

Dilinizi seçin

  • Turkish (Turkey)

Son Eklenenler

  • Hz Musa Kekeme mi İdi ?
  • Kuranın Ard ve DABBE Kelimelerinde İnsani Dönüşüm Hallari
  • DABBETÜL ARD MAHİYETİ
  • Hz DAVUT ve URİAH
  • Cennet ve Cehennem
  • Login

78 misafirler ve üye yok çevrimiçi